Aylık arşivler: Aralık 2012

Youtube İle Adsense’den Para Kazanmak

İnternet üzerinden para kazanma fikri sizede cazip geliyor değil mi? Size her hangi bir ürünü satın demiyoruz. Daha doğrusu bizimle alakalı olan bir durumda değil Google AdSense ve YouTube işbirliği ile olan bir durumdan bahsediyorum.

Youtube.com video paylaşım sitesine video yükleyerek Google AdSense reklamlarından para kazanabilirsiniz.

Bu konuda birçok düzenli olarak ödeme alan bildigimiz insanlar var. Tek yapmanız gereken aşağıdaki videoyu dikkatlice izleyip uygulamak. Kolay gelsin şimdiden iyi kazançlar.

If the outbreak turns into a killer flu, writemypaper4me.org classes could continue even if schools are shut

Bir insan sizi mi seviyor, yoksa sevilmeyi mi? Nasıl anlarsınız?

Sürekli olarak sorulan sorulardan bir tanesidir.

Soru başlıkta belirtildiği gibi… Bizde bunu birçok kişiye sizin için sorduk aldığımız cevaplar aşağıda yazmaktadır.

–  Vazgeçilmez olduğunu bilmemeliydi.

– aşk sevmek değil karşıdaki kişi tarafından sevilme ihtiyacıdır.

– Çok yaptığım bir tekniktir hepte doğru sonuç vermiştir. Karşımdaki insanı 3,5 ay soluksuz,itirazsız ilişki yürüttüm. Sonra bende siz gibi süphelendim ve onun bana davranışlarını aynısını ona yaptım yani buradaki amacım o kendi kendini taşıyabiliyor mu? düşüncesiydi. Sonucu merak mı ediyorsunuz 1 hafta dayanamadı saçma bir neden sundu bende itiraz etmedim. Sonra aradan zaman geçti tekrar geldi, artık o zaman geçmişti. Bu tekniği uygulayın derim.

– Açık ve net, sizi mi seviyor yoksa çevresini mi? Çevresi sizi beğendiği için mi seviyor yoksa kendisi beğendiği için mi? Sizi mi seviyor yoksa sizde olanı mı?(ör: ün, arkadaş, para)
Bunları cevaplayacak kadar yakın olursunuz zaten sevdiğinize.

– Bu kuşku zordur, bende yaşayıp yaşatmış bulundum bir insana. Bunu eğer kesin çözümlemek istersen normal bir sohbet esnasında ikinizinde tartıştığı veya düşündüğü güncel bir konu yokken bazen beni değil sana olan sevgimi sevdiğini düşünüyorum de bu daha doğru bir soru şekli olur. Kestirip atarsa

– Bir insan ilk seneler kaybetmekden korkar ve 2 tarafında aynı değerlerde olduğunu gözlemler (bayanlar..) Hata değilde biz erkekler, daha vicdan vari bakıyoruz. Buda şu demek oluyor, hani şairin dediği gibi: Erkek adama özür dilemek daha çok yakışıyor. Belki sana olan aşkı bitmiştir. (aşk geçici bir şey) buradaki faktör şu; Onunla daha iyi vakit geçirebilecek, heyecan yapacak, değişik romantik durumlar gerekiyor. İlişkide bunlar olmaz ise erkekler/kadınlar kendi ilişik durumunu değiştirmeyi seçmekte. Bunun adına “aldatma” denir.

Senimi yoksa senin onu sevişinimi seviyor cevabım ise bu ilişkinin bittiği yönünde. Bir insan senin hissettiklerini hissetmiyorsa, onun sevgiside aşkıda bitmiştir demektir. İlk günlerdeki seni kaybetme korkusu hala yaşandığını söylüyorsun lakin bu alışılmış ve senden başkasının olmayacağı korkusundan olabilir.

Yani: Elde hazırda birisi yoksa ve kendide böyle biri değilse “yer ayrımı” yapmayan kadınlar erkekleri bırakmıyor. Kim bırakır ki?

Zamanla onun sana verdiği ve seninle konuşmak istemeyişinin verdiği durgunluğa ayak uydurmasını öğren ve tamamen üzülmeyeceğini anladığın zaman, değişmeyecek bir ilişki biçimine girdiysen ayrılmak istediğini net bir şekilde dile getir ve aklındaki sana uyacak bir insan karşına çıkıncaya kadar kendi hayatını düzene sok. Yaşını bilmiyorum ama genel açıdan bu şekil bir yorum yazayım dedim…

İlişki iki taraflıdır dostlar, sen ne kadar çırpınırsan çırpın o elini bile kıpırdatmıyorsa, nereye kadar? herkes kendinden sorumludur ama bu aşkda,sevgide reel yaşam kurmakda diil.

It also says it will submit https://www.collegepapers.co.uk/ its assessments in both subjects for peer review

Hergün 86.400 TL hesabınıza yatıyor farkındamısınız?

Her sabah hesabınıza 86.400 TL yatıran bir banka düşünün. Gün boyu istediğiniz kadar parayı harcamakta veya harcamamakta serbestsiniz. Parayı istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Oyunun sadece tek bir koşulu var: harcamayı başaramadığınız meblağ ertesi güne devretmez, akşam hesabınızdan geri çekilir ve bu paranın hiç bir bölümünü ne sebeple olursa olsun saklayamazsınız. Bir önceki günün tutarının tamamını harcamış veya hiçbir bölümünü harcamamış da olsanız ertesi sabah hesabınızda yine 86.400 TL bulacaksınız.

Nasıl keyifli değil mi ?..
Farkında olsanız da olmasanız da aslında hepimizin böyle bir bankası var.. Adı ”ZAMAN” Her sabah 86.400 SANİYE hesabınıza yatıyor ve o gün daha fazlasını asla harcayamıyorsunuz. Kullanamadığınız kısım ise akıp gidiyor ve hesabınızdan siliniyor, hiç devretmiyor. Her gün size yeni bir hesap açılıyor,her akşam günün bakiyesi siliniyor.. Eğer günlük hesabınızı kullanmadıysanız, bu zarar sizindir, geriye dönüş yok, yarından avans çekmek yok.. Bugünü, bugünkü hesaptan yaşamalısınız.. ZAMAN hiç kimseyi beklemez.. Dün artık mazi oldu.. Yarın ise muamma.. Bugün ise avuçlarımızın içinde bize sunulmuş bir armağandır

In idaho, the presidents of the state’s public universities are laying the groundwork to request tuition or fee increases higher than the 10 percent allowed each check out this post right over here year by the state board of education

Cem Adrian, Uzaylı Yaratık Mutlu Yıllar 2013

Cem Adrian Mutlu Yıllar süper ötesi hakkaten bu adam.

tek ki$ilik koro. a$mı$ ki$ilik. dunyanin 8. harikası. normal bir insanın ses tellerinin 3 kati uzunlugundaki ses telleriyle ** basstan sopranoya* kadar butun sesleri cikarabilen ve ibrahim yazici’ya gore bin yilda bir defa rastlanabilen 7 oktavlik inanilmaz girtlak sahibi uzayli yaratik*. sezen aksu, ray charles, louis armstrong gibi ünlülerin ve pek çok müzik aletinin sesini cikarabilen bu sahsiyeti bir cafede fal bakarken taniyan fazil sayke$fetmi$. gerek sesiyle, gerekse de birbirinden ozgun besteleriyle gelecegin en buyuk yildizlarindan biri olacagindan hic bir suphem yok. yolun acik olsun cem.

bir de kisa ozgecmi$ vereyim de tam olsun:

1980’de edirnede dogan cem adrian, ilk ve orta ogrenimini edirnede gordukten sonra uzun sure radyo dj’ligi ve spikerligi yapti, tiyatro oyuncusu olarak cali$ti. istanbulda alternatif, etnik ve deneysel muzikle ilgili cali$malarini surduren cem adrian, 2004 yilinda fazil say’in ogrencisi olarak bilkent universitesi muzik ve sahne sanatlari fakultesine kabul edildi. bu okulda $an ve kompozisyon egitimini surduren cem adrianin kendine ait farkli tarzlarda besteleri ve standartlarda alternatif yorum cali$malari bulunmaktadir.

ilerde bir gun cem’in ilk konserlerini dinlemenin gurunu da ya$amak ayri bir guzellik olsa gerek. dunyada az rastlanir guzelliklerden birine taniklik ettik sayende.

how to write scholarship essays

Ergenekon Organizasyon Şeması Belgesi Piyasaya Çıktı

Genelkurmay şemayı, 17 Mayıs 2006’daki Danıştay saldırısından bir ay sonra yani, Ergenekonsoruşturmasını başlatacak Ümraniye bombalarının bulunmasından tam bir yıl önce çizmiş. Şemada Ergenekon davasının tanıdık isimleri var

Habertürk’ten Zülfikar Ali Aydın’ın haberine göre; Genelkurmay Başkanlığı ile Ergenekon Davası’nın görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi arasında yapılan yazışmalar, Genelkurmay Başkanlığı’nın Danıştay Saldırısı’ndan bir ay sonra, daha sonra Ergenekon sanığı olacak sanıkların isimlerinin yer aldığı bir şema hazırladığını ortaya çıkardı.

ŞEMA NASIL ORTAYA ÇIKTI

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Ocak 2012’de sanık Ümit Sayın’ınGenelkurmay Başkanlığı ve bağlı komutanlıklara istihbarat ile fişleme kayıtlarını içeren belgeler sunduğu iddiasına ulaştı. Sayın’ın, Adli Tıp Kurumu ile İstanbul Üniversitesi’ndeki öğretim üyelerini fişlediği, istihbarat teknikleri ve haber alma konusunda raporlar hazırlayıp, Yaşar Büyükanıt ve Ergenekon sanığı eski 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon’a verdiği iddiası üzerine Mahkeme Genelkurmay’a “Ümit Sayın Genelkurmay’a istihbari veya diğer hususlarda herhangi bir rapor sundu mu? Hangi sıfatla sundu. Sunduğu raporlarla ilgili nasıl bir işlem yapıldı” diyesordu. Bunun üzerine Genelkurmay mahkemeye, Sayın’ın askerlere Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı döneminde verdiği 3 belgeyi gönderdi. Belgelerden biri Sayın’ın 10 Mart 2006’da Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt’a verdiği, “İstanbul Üniversitesi, Avrupa Birliği, Kürt milliyetçiliği, Rumlar ile ilgili tehlikeler ve bunlara karşı istihbaratın herhangi bir şey yapmadığı yönünde ifadeler olan 6 sayfalık rapor diğerleri ise “Acilen Görüşme talebi” başlıklı raporlar ve “İstihbarat Okul Komutanlığı Kütüphanesi’nde Gizli Örgütler 11. Eylül ve Ortadoğu” başlıklı belge idi.

MAHKEMEYE GÖNDERİLEN BİLGİ EKİ

Mahkemeye gönderilen belgenin ekinde ise Sayın’la ilgili hazırlanan “Bilgi Notu” ve “Ümit Sayın” başlıklı iki ayrı çalışma yer aldı. “Bilgi Notu” başlıklı belgede Ümit Sayın’ın Türk Silahlı Kuvvetleri personelinden çoğu hassas görevde olan 2 general ve üç albayın da aralarında olduğu 20 askerle ilişkili olduğunu gösteren şematik bilgi vardı. “Ümit Sayın” başlıklı belgenin sonunda ise Danıştay Saldırısı’ndan hemen sonra bir şema hazırlandığı Sayın’ın da bu şemada yer aldığı şu ifadelerle anlatılıyordu: “Sonuçta Doç. Dr. Ümit Sayın’ın; ülke ve silahlı kuvvetler için iyiniyet sahibi olsa bile, diğer bağlantıları, içinde yer aldığı gruplar (Danıştay olayı ile ilgili oluşturulan şemada yer almaktadır) ve kuruluşlar nedeniyle TSK personelinden uzak tutulması gereken, özellikle bu dönemde temas edilmemesi gereken bir kişi olarak değerlendirilmektedir.”

ÜSTÜ KAPATILAN BİR İSİM VAR

Bu ifade ile Genelkurmay’ın şemasından haberdar olan Mahkeme Genelkurmay’a hemen yeni bir yazı yazarak “Danıştay olayıyla ilgili oluşturulan şema”yı da istedi. Genelkurmay’ın mahkemeye gönderdiği 15 Haziran 2006 tarihli “DOÇ. DR. Ümit Sayın” başlıklı şemanın ayrıntıları ilginç. Danıştay saldırısıyla bağlantılı isimlerle ilgili olarak olaydan bir ay sonra hazırlanan şemada, 1 yıl sonra başlayacak Ergenekon Soruşturması’nda gözaltına alınarak tutuklanacak olan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Türk Ortadoks Patrikhanesi Sözcüsü Sevgi Erenerol, Ümit Sayın ve Hukukçular BirliğiBaşkanı Kemal Kerinçsiz, eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile bu isimlerle birlikte hareket ettiği iddia edilen Levent Temiz’in isimleri de yer alıyor. Şemada Veli Küçük ve Doğu Perinçek ile aynı hizada gösterilen 2 isim ile hemen altında yer alan bir ismin ise üzerinin kapatıldığı dikkat çekiyor.

İŞTE O İSİMLER

Şemada adı geçen Küçük, Perinçek, Erenerol, Kerinçsiz, 12 Haziran 2007’de Danıştay saldırısından 13 ay sonra 12 Haziran 2007’de Ümraniye’de bulunan el bombalarıyla başlayan Ergenekon soruşturmasında, 25 Ocak 2008’de tutuklandı. Sonradan Ergenekon sanığı olan Muzaffer Tekin ve Hüseyin Görüm ise Danıştay saldırısından sonra yakalandı ancak serbest bırakıldı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Danıştay saldırısıyla bağlantılı sanıklar hakkında yaptığı yargılamada Alparslan Arslan’ın da aralarında olduğu sanıklar hakkında müebbet hapis cezası verdi. 2009 yılında dosyayı inceleyen Yargıtay, 2009’da İstanbul’da süren Ergenekon Davası’nda sanık olan isimlerle Danıştay Saldırısı’nı gerçekleştirensanıklar arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu gerekçesiyle iki dosyanın aynı mahkemede görülmesi kararı verdi. Danıştay Davası’nın sanıklarından OsmanYıldırım Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan el bombalarıhı Veli Küçük ve Muzaffer Tekin’in verdiğini iddia etmişti.

See also upcoming chat learning to identify and understand k-12 innovation everywhere you turn in k-12 education these research paper writing service for http://paperovernight.com/ days, it seems that someone somewhere is trying to do something innovative

İstanbul’un 1964 yılında Fransızlar tarafından çekilen görüntüleri..

GÖÇ DALGASI İSTANBUL’U ESİR ALMADAN ÖNCE..

Fransız yönetmen Maurice Pialat’ın 1964 yılında İstanbul’da çektiği kısa belgeseller serisinden olan “Bosphore” adlı belgesel ise, 1950’li yıllarda başlayan göç dalgasının henüz İstanbul’u esir almadığı zamanları yansıtıyor.

İşte Fransız belgeselcinin gözünden 1964′ün İstanbul’u..

Just as talk of an overall teacher shortage has largely given way to concern about particular fields and locations, retention may well be go now a problem best narrowed to some schools, districts, and subject-matter specialties