Aylık arşivler: Ocak 2013

Kaybedenler Kulubü Müthiş Röportaj

kaybedenler kulubu geri dönüyor

Ve Mete Avunduk bize katılır.

Tolga Örnek: Filmle ilgili röportaj veriyorum abi.

Mete Avunduk: Niye?

[Kahkahalar.]

Tolga Örnek: Bilmiyorum nedense bir ilgi var.

Mete Avunduk: Şeyi mi konuşuyorsunuz, kaybetmek nedir? Kaybeden derken?

Melis: Neyi…

Mete Avunduk: Evet, neyi kaybettiniz?

[kahkahalar]

Peki sadece filmin adını okuyup Fight Club benzetmesi yapanlara ne diyorsunuz?

Tolga Örnek: Ama işte bu kalıplar, ne kısa yoldan çıkarımlar bunlar, sadece bir kulüp adı olduğu için, ne alakası var?

Melis: Hiç bilmiyorum. Ben de sinirleniyorum bu çağrışıma. “Bakalım bir Fight Club olmuş mu” diye girenler vardı basın gösterimine bile maalesef…

Mete Avunduk: Ben internette şey okudum ama hoşuma gitti. Fight Club ne zaman yapılmıştı bu radyo programı ne zaman vardı’yı araştıran bir kitle de var.

Tolga Örnek: Evet eleştirirken de araştırmadan eleştirmek en fenası.

Mete Avunduk: Evet, o zaman Fincher düşünsün valla.

Nejat İşler: Fincher arakladı.

[Kahkahalar ve arkasından bir gün önce itüsözlük radyosunda biraraya gelen Kaan&Mete&Nejat&Yiğit gecesinin değerlendirmeleri yapılır bir süre.]

Yeni proje var mı hazırda veya akılda?

Tolga Örnek: Var, aksiyon gerilim filmine başlayacağım. İstihbarat filan. Biraz da prikolojik.

Mete Avunduk: Beni oynatıcan onda, sözün var.

Tolga Örnek: Evet patlayan bir adam var, onu Mete oynayacak.

Mete Avunduk: Canlı bomba olucam, kendimi yakıcam.

Tolga Örnek: Filmin ilk sahnesinde ama.

[Kahkahalar]

Beyazperde.com olarak da filmin bir çok aktivitesini yaptık, kitap tanıtım gecesi, partiler, öngösterim.. Filmin bunun gibi aktiviteleri devam edecek mi? Çünkü açık böyle birşeye bu film.

Tabii, çok destek oldunuz bize, teşekkürler. Var üniversitelerde söyleşi/parti gibi şeyler var. İmza günleri olacak kitapla ilgili.  Bir on gün daha işimiz var, sonra filmi bırakırız suya, akıntısına gider.

Bana öyle gelmiyor pek, o sizi bırakmayacak sanki.

Öyle mi diyorsunuz? İlk kez bir özel gösterimle ilgili heyecanlı değilim bu arada.

(kısa bir sessizlik)

Mete Avunduk: Nedenini de söyle, biz de bilelim. Germe bizi.

Yaptığım işe güveniyorum oğlum.

[Gülüşmeler.]

kaybedenler kulubü 2 çekimleri

Ayrıca gala olmayacak değil mi?

Hayır, bu film, galası olacak bir film değil.

Nejat İşler: Ne yapacaktık, takım elbise mi giyecektik.

[gülüşmeler]

Tolga Örnek: Genelde  galalar karşı tarafta falan oluyor ya bir de, öyle bir şey yapsak bizi linç ederlerdi herhalde. Yok, buna uygun bir durum değil. Bu akşam filmi izleyelim, oradan Trip’e geçelim, kutlanacak bir şey varsa kutlayalım, sonra artık gemiyi suya bırakalım.

Bana öyle gelmiyor, bu film vizyona girdikten sonra sizden daha çok şey beklenebilir, parti yapalım, Kadıköy’de buluşalım vs vs.

Ya bizim ekip partilere pek hayır diyen bir ekip değil allahtan.

[uzun uzun kahkahalar]

O konuda sıkıntı olmaz. Performansımız epey yüksek o konuda.

Filmin kurgusundan da bahsedebilir miyiz, görseli vs?

Evet bu da çok üstünde durduğumuz ve düşündüğümüz bir kısmı.  İki Kamera çektik, Red Camera ve Canon Mark II kullandık. En temel şey, radyo programını sinemaya aktarmak çünkü işitsel bir şey ve radyo programı daha durağan bir şey, o mecrayı daha görsel bir mecraya aktarırken ne yaparız, nasıl yaparız diye düşündük. Etkili bir şey yapmak istedik. Bir dinleyenleri görelim dedik, ekran bölerek, aynı anda dinleyen farklı kesimden insanları görürüz, onlara birer öykü veririz. İstanbul ve Kadıköy görsel birer karakter olsun filmde dedik. Program çok farklı ve renkli olduğu için bizim görsellerimizin de farklı ve renkli olması gerekir dedik. Farklı İstanbul, farklı tonlar kullanalım dedik. Programın çeşitliliğiyle ilgili öğeleri öne çıkarmak istedik. Bir de özgürleştirici bir senaryo olduğu için, öyle şeyler kullandık.

Mete Bey, sizi oynayan karakteri beğendiniz mi?

Mete Avunduk: Yiğit çok iyi herif ya, çok iyi oynadı yani. En son benim gibi yürüyordu resmen. Ablam söyledi, olum bu herif senin gibi yürüyor dedi.

Tolga Örnek: Bunların bizim ofiste bir karşılaşmaları var, ayakta böyle alacakaranlık kuşağı gibi, aynı boydalar, biz bunları benzetmeye çalışmadık ama bir benzer havaları da var zaten. Yiğit bir süre sonra gerçekten Mete gibi yürümeye falan başlayınca tamam dedik.

Mete Avunduk: Biz onunla iki gece filan birlikte takıldık. Ben takıldık diyorum da o işini yapıyor tabii, gözlemliyormuş falan. Benim gibi konuşuyor, benim gibi davranıyor, ki öyle yapması da gerekmiyor.

Tolga Örnek: Birebir olması zaten mümkün değil. Gerçek karakterler aldık ok ama Nejat’la da konuşmuştuk, tam taklide gitmeyelim diye, en başından. İstemedim öyle bir şey. Ana karakterler üzerine kendi damgalarını vursunlar istedim. Yoksa ben de çok rahat olamazdım, devamlı aynı oldu mu diye kollamaya başlardım o da kötü olurdu.

Ama Kaan Çaydamlı şey demiş, fragmanı izlerken bir ara Nejat’ın sesini kendi sesim sandım demiş.

Nejat İşler: Tavırla ilgili bir şey.

Mete Avunduk: Bana birkaç kişi, dublaj mı yaptınız dedi.

Sesi benzetmeye çalışmak değil ama tavrı benzetmeye çalışmak değil mi?

Nejat İşler: Evet bu da sese yansıyor.

kaybedenler kulubü 2 filmi

Sizin çok içselleştirdiğiniz bir karakter miydi Kaan?

Hemen hemen aynı mahallenin insanıyız. Zaten film başlamadan evvel Kaan bana yürü be oğlum dedi, onu alınca ben devam ettim. Yiğitle de öyle.

Onunla peki tanışıyor muydunuz önceden?

Tanışıyorduk ama çalışmamıştık birlikte daha önce, çok memnunum ben, biz bayağı arkadaş olduk. Ben onu böyle kollamaya filan başladım. Kaan ve Mete’nin arasındaki durum yaşanmaya başladı bizde de. Onların arasında baya yaş farkı var, Kaan abilik yapıyor biraz Mete’ye. Bizim Yiğit’le yaş farkı yok ama ben öyle hissetmeye başladım, abisi gibi. Herif çünkü devamlı Ezel’in setine gidiyor, tiyatrosu var Almanya’ya gidiyor, bir yandan filme geliyor, baya üzülüyordum herif için. Kollamaya çalışıyorum devamlı. Şahane bir herif.

Bu tarz setler çok güzel arkadaşlıklar doğuruyor sanırım.

Nejat İşler: Ya bunu her sette söylerler, şahane çalıştık falan diye de, bu hakikaten öyleydi ya! Bu başka birşeydi. Behzat Ç’ye gidiyorum Ankara’ya, oradaki yardımcı yönetmen Kaybedenler Kulübü’nün yardımcı yönetmeni, beraber duruyoruz, bu akşam bir yere gidelim mi diyoruz, derken birden telefonlar hop  tüm ekip oraya geliyor!

Mete Avunduk: Kimse kıçım ağrıyor başım ağrıyor demiyor ve geliyor. Dün aklıma bir anda geldi, ulan Ahu nerede ya filan dedim.

Tolga Örnek: Evet, setten kimse kırgın da ayrılmadı, bu önemlidir. Herkes ne yapacağını biliyordu, setler çok hazırdı, gerginlik olmayınca da geriye eğlence kalıyor.

Mete Avunduk: Niye herşey çok yolunda diye dert etti birara Tolga.

Tolga Örnek: O benim sorunum.

Mete Avunduk: Nasıl gidiyor diyorum, birşeyler yanlış sanırım diyor. Herşey bu kadar iyi gidiyor olamaz. Programın önündeyim diyor bana. E ne güzel işte?

Tolga Örnek: Kendimle ilgili bir örnek vereyim. Ben iyi bir tekrar çeksem bile asla tek tekrar çekmem. Mutlaka emniyet için, ortalama 5-6 tekrar alırım. Bu filmde 5-6 tekrara çıktığım en fazla 4 plan vardır. O da  bizle ilgili şeyler değil, kamyon geçti, bilmemne oldu. Çoğu plan ise tek tekrarlı. En çok ayrılık konuşması var ya Nejatın, o üç tekrar mesela. O bakışı vs. O da teknik olarak oturtmak için. Kadraj aşağıda kaldı vs. Ayrılık gibi dramatik sahne iki tekrar mesela. İkisinin de planları. O yüzden de endişe ettim. Acaba gölge filan mı girmiştir, ben görmemişimdir vs. Angut Kuşu sahnesini çok çektik yalnız.
Nejat İşler: Oturmadı çünkü bir türlü, karar veremedik nasıl olması gerektiğine.

Mete Avunduk: Çok merak ediyorum ya, inanılmaz merak ediyorum filmi yemin ederim.

Nejat İşler: Ben de.

Tolga Örnek: Bir sahnede Nejat’ı  çektik, herşey bitti gidicez, sonra Nejat içime sinmedi dedi, daha iyi yapabilirim dedi, geri döndük. Oyuncu olarak böyle bir şey demesi, üstelik geri dönmek, hiç kimse için kolay değil.

Nejat: Ki yaptığım bir şey değildir yani kolay değil, set up değişiyor vs.

Tolga Örnek: Evet ne yazık ki filmde bir sebepten kullanamadığımız bir sahne o. Türkçe bir parça söylüyordu Nejat.

Filmde Türkçe de yabancı, güzel müzikler kullanmışsınız. Her telden var.

Nejat İşler: Annemizden Rock’n Roll dinleyerek büyümedik, filmde de kullanılan bu Asu Maralman’ın parçaları filan, bunlarla büyüdük. Ferdi Özbeğenler vs.

naber standart

Filmde de dediğiniz gibi, “niye Türkçe parça çalıyorsunuz? Sana ne?”

[Kahkahalar]

Mete Avunduk: Türkçe çalmak aşağılayıcı birşeymiş gibi bir algı var maalesef.

Tolga Örnek: Bunu bana sordular, neden böyle Türk, Batı parçalar. Dedim müziği ayırmıyorum ben. Türk, yabancı, hangisi güzelse onu koyalım derdindeyiz.

Nejat İşler: Dünya büyük bir süpermarket ya. Süpermarkette reyonlar ve raflar var, bir yere koyacak ya illa. O zaman rahatlıyor.

Mete Avunduk: Tam bu bakışta, ezber bozmak iyidir. Bunu nereye koyucam yaa diye şaşırır.

Tolga Örnek: Filmdeki Dilek Taşı bölümü ezber bozuyor mesela, o yüzden seviyorum orayı. Rock, rock geliyorsun, bir anda Aummmm seansı başlıyor ve sonra Dilek Taşı. İzleyeni gülümsetiyor, en başta anlamıyorlar, bir hata mı oldu falan, sonra anlıyorlar.

Mete Avunduk: Basın gösterimi nasıl geçti?

Melis Zararsız: Çok güzeldi, genelde olumlu tepkilerle çıktı basından arkadaşlarım filmden. Konuyu hiç bilmeyip çok etkilendim diye çıkan da vardı, bana tam nostalji oldu diye çıkan da vardı, çok keyifli bir gençlik dizisi dedi herkes genelde.

Nejat İşler: Ben de öyle diyorum, gençliğime selam çaktım diyorum bu film için.

Tolga Örnek: Evet allahtan birkaç eleştirmen gençlik hikayesi demiş ki biz de filmi nasıl tanımlayacağımızı öğrendik. Eşim de okudu basından dedi bana, tamam işte gençlik hikayesi çekmişsiniz dedi.

[kahkahalar]

Nejat İşler: Şeyi de biz söylemedik, gazeteciler söylemiş: Generation X.
Mete Avunduk: E öyle, yapacak bir şey yok.

Tolga Örnek: İlk kez bir filmi tanımlamak zor geliyor. Geçen gün biriyle konuştum, senaryo matematiği olan bir film değil, anlara, karakterlere ve tonlara dayalı. O yüzden tanımlamak zor ama herkese hitap eden bir kısmı olacak gibi. Programda olduğu gibi filmde de devamlı tonlar değişiyor.

Mete Avunduk: Annem de gelecek filmi izlemeye bugün.

Melis: Filmde annenizi de tanıyoruz biraz, gerçekten böyle mi yaklaşıyordu anneniz?

Mete Avunduk: Evet.

Melis: Ne şahane anne!

Tolga Örnek: Özgür bırakan bir anne.

Mete Avunduk: Annem bana hep şey derdi, olum bu çaldığınız şarkıların ne anlattığını da söylesenize derdi. Fransızcası vardı, İngilizcesi yoktu. Tek eleştirisi oydu.

Melis :Yeni bir radyo programı olur mu? Bence olmasın.

Tolga Örnek: Bence de. Galiba kimse de istemiyor.

Mete Avunduk: Evet öyle bir ihtiyaç yok şu an.

Tolga Örnek: Kaybedenler Kulübü 2’yi çeker misiniz diyorlar da mesela, hayır yani bu böyle güzel. Ben istemiyorum, böyle kalsın, kirletiriz yoksa.

Mete bey siz yokken konuşmuştuk, programı zamanında dinleyen ve hayran olan, sizden, 6:45’ten, Kadıköy Kadife Sokak’tan haberdar olan bir kitle var ve niye filmi çekildi ki, o bizim hikayemizdi diye düşünen bir kitle var. Siz ne düşünüyorsunuz?

Mete Avunduk: Tolga olmasaydı bu film olmazdı. Ben rastlantıya inanmam, ama doğru zamanda doğru insanlar tanışmak, Tolga’nın buna inanması, Nejat’ın ben olmadan bu olmaz demesi, bunların hepsi bir örgü.

Tolga Örnek: Biz çok kısa sürede bunu yaptık bir de. İki buçuk senedir geyik olarak konuşuyorduk ama filmin proje haline gelişi ve biraraya gelişi çok hızlı oldu. Geçen filmi izleyenlerden biri şu sahne şu filmden mi arak, bu sahne bu filmden mi arak. Programa tepki gösteren ve filme tepki gösteren kişiler, Türkiye’den böyle film çıkmaz, böyle adam yok ki Türkiye’de diye düşünüyorlar. Niye illa başka filmden almış olalım?  Bu adamlar böyleymiş gerçekten de.Radyo sahnelerinin %80’i gerçek replikler. Yaşanmış bir radyo programı var ortada.

Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederiz.

Röportaj: Melis Zararsız

Trump, whose public statements have indicated changing stances on the details of immigration-related issues, has at various times voiced support for mass deportations and for a registry of all muslims living in the majesticpapers.com united states

Bal ile cilt sıkılaştırıcı yüz maskesi nasıl yapılır

Bal ile cilt sıkılaştırıcı yüz maskesi nasıl yapılır.

Balla cilt sıkılaştırıcısı yüz maskesi yapmak için 3 tane malzemeye ihtiyacımız var. Bunlardan biri bal. Öncelikle bir tatlı kaşığı bal kullanıyoruz. Mümkünse karakovan balı, kestane ıhlamur balı bunlardan birini kullanabiliriz. Alerjiniz olup olmaması çok önemli. Eğer alerjiniz varsa ya da cildinize hiç bal sürmemişseniz mutlaka test etmek gerekir. İçerisine sulanmış yoğurdunuz varsa atmayın, sulanmış yoğurdunuzun içerisinden bir tatlı kaşığı kadar yoğurt suyu alın. Yoğurt suyu çok önemlidir, gençlik hormonlarını aktif edfecek animo asitler mevcuttur. Hatta yatmadan önce mide problemi yoksa kişinin bir kase yoğurt yemesi karın bölgesi yağlanmasını da yok edecektir. İçerisine bir tatlı kaşığı da kil ilave ediyoruz. Kil cildin sıkılığını sağlasın diye ilave ediliyor. Bu maskenin aynı ölçülerde arttırabilirsiniz. Yani bir tatlı kaşığı yerine iki tatlı kaşığı bal, iki tatlı kaşığı yoğurtsuyu ve iki tatı kaşığı kil de kullanabilirsiniz. Oranından sapmamak gerekir. Gördüğünüz gibi hafif kıvamlı bir maskemiz var artık. Bu maskeyi yapmadan önce cildinizin temiz olmasında fayda var. Yakın tarihte temizlik yapılmadıysa eğer Türk kahvesi ile mini bir temizlik yapılabilir. Zeytinyağına batırdığımız parmaklarımızı Türk kahvesine batırıp çok da bastıramdan cildimize hafif bir pining yapıp soğuk su ile durulayıp, killi ballı maskemizi yüzümüze sürebiliriz.

Standart olarak maske uygulamaları aşağıdan yukarıya doğru yapılır. Boyun bölgesinden başlayıp çeneye, çeneden başlayıp şakaklara, burun kenarından şakaklara, göz çevresini boşta bırakacak şekilde alın bölgesine sürülür. Ve ince bir katman şeklinde. Daha sonra kuruması beklenir. Yani maskenin süresi maskenin kuruması ile orantılıdır. Takriben 10 15 dakika içinde tüm maske kuruyacaktır. Kuruma tamamladıktan sonra maskenin üzerinde hafif hafif çatlamalar olacak maskenin üzerinde kil içerdiği için. Bu da bize cildimizin hem sıkılaşmasını hem beslenmesini hem de parlamsaını sağlayacsak. Akabinde bol soğuk su ile ciltten arındırılacak ve evde kullandığınız cilt nemlendiriciniz cilde uygulanacak. Bu maske maksimum haftada 1 yapılabilir. Genel sıklığı ise 10 günde bir olmalıdır. Akşam yapılmasını öneriyorum cilt maskelerinin ki faydası daha da çok sağlansın. Sabaha kadar cilt emilen ürünleri kullansın ve sabah kalktığınızda daha parlak daha genç ve daha dinamik bir cildiniz olsun.

Harper royal, definition of academic writing who has no party affiliation

3-6 ay arası bebeklerin emzirme düzeni nasıl olmalı?

3-6 ay arası bebeklerin emzirme düzeni nasıl olmalı

3 aydan sonra bebeğin artık daha büyümesi mide kapasitesinin artması ve annenin de sütünün artık iyice artmış olması dolayısıyla bebeğin 1 seferde aldığı süt miktarları oldukça artar.  Aynı zamanda karaciğerindeki ve vücudundaki kaslardaki glikojen depolarının belli bir seviyeye gelmesiyle bebek artık daha uzun süre açlığa dayanabilir hale gelir.

Bunların sonucunda yine aslında yeni doğandakine benzer bir şekilde bebek istedikçe emziriyoruz ama bu istedikçe süreleri otomatikmen birazcık uzuyor gündüzleri belki 4 saate hatta bazen huzurlu bebeklerde geceleri 6-8 saate kadar uzayabiliyor ama böyle bir bebek bir anne bulursa tabi çok mutlu olmalı.Genellikle başka sorunlar dolayısıyla geceleri yine bebekler anneleri sık sık rahatsız edebiliyorlar.

Geology use gps units to guide students to specific locations where snap here for more they can observe the geologic features on the school’s campus

Astroloji Hakkında Bilinmeyenler Gün Yüzüne Çıkıyor.

astroloji hakkında bilinmeyenler

Yeryüzünde geçmişten günümüze var olan bütün bilimler arasında en eski olanı beklide astrolojidir. İlgi alanı ise insandır. Kısaca tanımını yapmak gerekirse, gökyüzündeki cisimlerin dünyada yaşayan canlı ve cansız varlıklar üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalıdır.

, ışıklar (Güneş ve Ay), ve gezegenler ile evler arasındaki ilişkinin üzerine temellendirilmiştir. İnsan yaşamındaki olaylar, gök cisimlerinin sürekli değişen hareketleri ve doğum zamanındaki pozisyonlarının karşılaştırılmasına göre belirlenmiştir. Yeryüzünde her insan belirli yetenekler özelliklerle doğarlar. Dünyada yaşayan diğer insanlara benzemezler. Kimi doktor olurken, bir diğeri sanatçı olabilir. Yine bir başkası uzun ve başarılı bir kariyeri hedeflerken, bir başka kişi erken yaşta evlenip yuva kurmayı tercih edebilir.

Bir doğum haritası üzerinde bulunan burçlar, karakterleri temsil ederler. Ekliptik olarak adlandırılan ve dünyanın çevresini dolaştığı farz edilen bir halkanın bölümleridir. İnsanların hayata bakış açılarını ve özlerini temsil ederler.

Astroloji evrende bir uyum ve simetrinin var olduğunu ve insanların davranışlarının da bu uyumun bir parçası olduğunu göstermektedir. Bu nedenle astrolojiyi hayatı anlamamıza yardımcı olan bir felsefe olarak düşünebiliriz. Amacı ise, gezegenlerle ilgili belirtiler sayesinde insanların kendilerini tanımasını, potansiyellerini görüp bunları açığa çıkarmalarını ve böylece insan yaşamının daha yaratıcı bir hale gelmesini sağlar. Bir başka deyişle astroloji bir uyanıştır. Yetenek ve potansiyellerimizi açığa çıkartmak için dış dünyamız ile iç dünyamız arasındaki bağlantıyı sağlar. Her insan kendi hayatını yönlendirebilir. Ancak yaptıkları bir çok şeyin farkında olmayabilirler. İşte bu noktada astroloji insanların kendileri ile ilgili bugüne kadar farkında olmadıkları şeyleri ortaya çıkartarak, ihtiyaçları olan şeyi öğrenmelerini sağlar.

Böylece insanlar bir sonraki adımlarını nasıl atmaları gerektiğini ve nelere dikkat etmeleri gerektiğini görebilirler. bu şekilde doğru karar vermeyi öğrendiklerinde, insanlar yaşamlarının çok daha kolay ve sistemli bir şekilde ilerlediklerinin farkına varırlar.

http://phonetrackingapps.com/

Begonvilin Bitkisinin Bakımı Nasıl Yapılır.

begonvilin çiçeğinin bakımı

Begonvilin bakımı daha çok kuzey cephesinde olmayan güney ve batı cephesinde hatta doğu cephesinde de sorun yaşatmayacaktır. Güneşi çok iyi alan çok fazla esintiye ve rüzgara maruz kalmayan kuytu köşelerde rahatlıkla mümkün olabilmektedir. Bakımı ile ilgili yapacağımız düzenli bir sulama ama aşırı olmamakla birlikte bitkinin çok hızla serpilmesini sağlayacaktır. Şimdi her gün diğer yaz bitkilere yaptığımız sulamayı begonvile de uygulayacağız ama toprağı fazla kireçliyse ve dibinde su kalırsa begonvil önce çiçeklerini sonra yapraklarını dökerek bunun oluşturacağı zararı bize yansıtacaktır.

Toprağına kış gübresi ile yapacağımız takviye ve köküne yapacağımız koruyucu bir tümsek gene kış gübresi sırasında toprakla ve gübreyle oluşturduğumuz bir tümsek yine sıcaklığın çok fazla düşmesi halinde bitkimizi dondan koruyacaktır.

We have all this research showing that programs for at-risk kids won’t be successful unless the child is https://college-homework-help.org/ treated within the context of the whole family and problem, said danielle j

İnsan sarrafı olmak için ne tür bir yol izlenmeli? nasıl olunur?

insan sarrafı olmak beden dilini doğru kullanmak

İnsan sarrafı olarak tanımladığımız kişilerin gerçekte tek bir sırrı vardır. Oda çok iyi bir gözlemci olmasıdır. Çünkü onlar konuşurken nereye bakmaları gerektiğini çok iyi bilirler. Duydukları sözlerin ve vurguların beden ile uyumuna dikkat ederler. Eğer bir uyumsuzluk var ise bazı şeylerin göründüğü gibi olmadığını hemen anlarlar şu bir gerçek ki düşünceleriniz duygularınızı, duygularda davranışlarımızı tetikler.

Bunun terside doğrudur. Yani o an ne düşünüyor? Ne hissediyorsak bunu davranışlarımıza yansıtırız. Buda dikkatli bir gözlemcinin gözünden asla kaçmaz. Bizde eğer bu beceriyi kazanırsak hem kendi düşüncelerimizi hemde karşımızdaki kişinin düşüncelerini net olarak okuyabiliriz. Buda ilişkilerde yaşanan problemlerin ki bunların bir çoğunun farkında değilizdir. Gerçek nedenini ortaya çıkartmaya ve doğru şeyi ortaya çıkartarak çözülmesine yardımcı olunur.

Beden diliyle ilgili yanlış bir inanış vardır halk arasında oda şudur bu işi yapan insanların doğa üstü, olağan üstü güçlere sahip olduğu ve bir kehanete sahip oldukları. Aslında bu iş bir takım tekniklerin bilinmesinden kaynaklanıyor. Yani yeni bir dil öğrenir gibi sizi harflerle başlayıp hecelerle kelimelerle cümlelerle konuşmaya başlarsınız.

As I said before, mailtags isn’t quite ready for snow leopard yet, so I was a bit worried, making the switch back to mail, that https://cellspyapps.org/spybubble I would struggle to find and keep track of messages